Kültür ve Edebiyat Kenti Olmak Kolay Değil! Çalışmak gerek, üretmek gerek, ürettiğini pazarlamak gerek.İstişare şart! Sağlam ekip önemli!

KÜLTÜR VE EDEBİYAT KENTİ OLMAK KOLAY DEĞİL!

-Muhalefet olmak münafık olmaktan iyidir!-

 

Kültür ve edebiyat kenti olmak kolay değil! Çalışmak gerek, üretmek gerek, ürettiğini pazarlamak gerek.

Bundan evvel vizyon sahibi adamların icranın başında olması gerek.

Okumayan, kitabı bilmeyen, sanattan anlamayan, yazara kıymet vermeyen, eserin değerini kavrayamayan yöneticilerin idare edeceği şehirler kültür kenti, edebiyat kenti olamaz!

İstişare şart!

Sağlam ekip önemli!

Grup oluşturma ve sorunu adamcılıkla değil bilimin ışığında çözmek önemli!

**

Diyeceksiniz ki yöneticilerin kültür ve edebiyat adamı olması şart mı?

Elbette değil!

Elbette yöneticiler şiir bilmek, kitap yazmak, sanatın bir dalıyla uğraşmak zorunda değildir. Keşke her fırsatta övündükleri Osmanlı sultanlarını kendilerine bu konuda da örnek alsalar…

Ama kitap okumak zorunda!

Kahramanmaraş gibi şiirin ve edebiyatın başkenti olduğunu iddia eden, ki haksız da değil, bir şehrin siyasileri, mülki ve yerel idare temsilcileri kitap okumak zorundadır!

Kültür sanat etkinliklerini öncelikler listesine eklemek zorundadır.

Şehrin yazarını, şairini, ressamını, hattatını, neyzenini velhasıl sanat erbabını tanımalıdır.

 Bunları yapmıyorsa veya yapamıyorsa bu işlerden anlayan bir ekip kurmalıdır.

Tarih, kültür, sanat ve edebiyat kentinin yöneticisinin vizyonu çocukları ve gençleri popüler popçularla avutmak ve bunun çarşaf çarşaf reklamını yapmakla sınırlı olamaz! Veya park açıyoruz, orada basınla kahvaltıda bir arada oluyoruz düşüncesinden fersah fersah ileride olmak zorundadır. İlmi tenkitten geçmemiş önüne gelen dosyaları; atiye dağıtır gibi, yazanını minnet altında bırakrak, kitap diye yayımlamayı maharet saymanın çok ötesinde olmalı.

“Bizim projemiz var! Biz şimdi bütün enerjimizi buraya ayırdık!” cümlesi çok havada bir cümle. Kime hizmet eder bu proje veya projeler? Kime ne kadar anlattınız? Halka inecek mi? Bütünlük içinde karşılık bulacak mı? Projeniz sadece şehirde gelir seviyesi yüksek, eğitim düzeyi iyi kitleleri mi kapsıyor? Mesela Fatmalı’daki, Çokran’daki Hasan Emmi’ye, oğluna, torununa nasıl bir katkı sağlayacak!  

8 yıldır bu şehirdeyim, öyle şeylere şahit oluyorum ki akıl karı değil.

Kendi zaviyelerinden her şeyin güllük gülistanlık olduğunu görenler, olup bitenin dışardan nasıl göründüğünü ya biliyorlar umursamıyorlar, ya da ellerinin altındaki idarecileri tarafından aldatılıyorlar.

 Neyse…

                                                                          ***

Gaziantep Kent Arşivi Kurulmuş!

Dulkadiroğlu Alaüddevle Bozkurt Bey’in hayatını konu edinen roman çalışmamız için saha gezmelerine devam ediyoruz. Bu vesileyle geçen hafta içinde Gaziantep’e gittik. Camileri, çarşıları dolaştık. Bölgenin iklimine yabancı değiliz ama bir bilenle yeniden gezmek, 5 asır öncesinden izler sürmek hem bilgilerimizi tazelemek hem de kurguyu oluştururken hayal dünyamızı canlandıracak izler bulmak düşüncesindeydik.

Gezdik, dolaştık, dost kapılarını çaldık.

Gaziantep’te bir Kahramanmaraşlı Halil İbrahim Yakar! Gazi Kentin kültürü ona teslim edilmiş. Profesör ama sanki akademik camianın o bilindik üst perdeden tutum ve tavrından arındırılmış bir kültür adamı. Misafiri olduk, çayını içtik, edebiyatı, tarihi ve kültürü konuştuk.  Çıkardığı kitaplardan, dergiden, projelerinden bahsetti. Yayımladığı tarihimiz adına hazine değerindeki kitaplarından bahsettik. Velhasıl bir kültür adamı, bir değerle kaliteli bir zaman geçirdik. Sonra bir başka kültür adamını ziyaret ettik. Sertaç Tanıtım: Gazanfer Sağlam Bey… Çalışma sahasını bize açtı, gördüklerimi burada anlatmam sayfalar dolusu yazı gerektirir. Tek bir şey söyleyeyim, bizim şehirde olmayan, belediyelerin hayalini kurduğu ama yapamadığı kültür hafıza merkezi.  Sonra Gaziantep Üniversitesi’nden akademisyen bir dostu da görüp kitap üzerine sohbet ettik, geri döndük.  Kültür, sanat, edebiyat… Kitap, yazar, gönül dostu insanlar.

Gazi Kültür Aş. başlı başına bir fabrika… Bunun yanında yeni açılmış Gazi Kent Arşivi; hayati bir adım. Bir gün üzerine uzun uzadıya konuşuruz.

Aynı amaçla oysa 2 ay önce Elbistan’ı ve Afşin’i de gezmiştik… Kimin umurunda!  

Şaşırdık mı? Hayır…

Çünkü birkaç ay önce Mükrimin Halil Yinanç Hoca’yı, Elbistan’ın değil, Kahramanmaraş’ın değil, Türkiye’nin medarı iftiharını “Kütüphane Okuyan Adam” adıyla romanlaştırdık, yazdık, yayımladık. Elbistan Belediye Başkanın masasına kadar ulaştırmış dostlarımız! Ama umurunda mı? Kültürden sorumlu müdürünün umurunda mı? Bu adam iyi ya da kötü ne yazmış merak etmişler midir? Ne mümkün! Maddi tek bir kaygımız ve beklentimiz yok, olamaz! Ama bir teşekkür etmek de onların vizyonu, görgüsü!

Gerçi Dulkadiroğulları Devleti’nin en önemli beylerinden Şehsuvaroğlu Ali Bey’i yazmıştım.  Dulkadiroğulları Devleti’nin değerlerini, Maraş’ın tarihini, sanatını… “Son Türkmen” adıyla yayınlayıp yurt içinde ve yurt dışında 10 binden fazla dağıtımı ve satışı yapıldı. Peki, Dulkadiroğlu tarihiyle ilgili bu roman beyliğin adını taşıyan Dulkadiroğlu Belediyesi’nin umurunda oldu mu? Ne mümkün…

Kültür Bakanlığı yapmış bir vekilimiz var? Bir görüşmemiz olmuştu fi tarihinde. Kendi adıma bir şey isteyip istemediğimi sorduğunda talebim yok, şehir adına size bu vazifenin Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan tarafından tevdi edilmesi müthiş bir durum. Bu şehrin kültürünü sanatını ayağa kaldırırsanız büyük hizmet etmiş olursunuz demiştim. Orada kaldı… Bunu konuşurken orada bugün icranın başında bulunan vekiller, belediye reisleri de vardı! Yanlış anlaşılmasın, eğilip bükülüp bir şey isteyecek olsaydım (Allah Muhafaza eylesin) orada isterdim. Velhasıl cesaretimiz kula minnet etmeyişimizdendir!

Muhalefet olmak münafık olmaktan iyidir!

Sessiz kalmamak, fikirlerimizi beyan etmek, doğruyu talepte bulunmak ve talepte bulunurken de karşınızda iki büklüm el pençe divan durmamak nefsinize ağır geliyor olabilir.  Bu tamamen sizin sorununuz… Düşünürseniz konuşuyor olmamız, eleştirmemiz bu şehre katkıdır. İddia ediyorum bu şehre olan sevgimiz herhangi bir milletvekilinden, belediye başkanından az değildir. Vatan sevdamız, şehrimizin ve ülkemizin huzuru, ferahı, kültürel kalkınması hususunda beslediğimiz duygular karşılıksızdır ve emin olun herhangi bir siyasiden asla az değildir!

Ağzımızı açtığımız vakit; Karakoçlardan, Aşık Mahzuni Şerif’ten, Karacaoğlan’dan, Dadaloğlu’ndan, Derdiçok’tan, Hayati Vasfi’den dem vuruyoruz! Bunlardan hangisi el pençe divan durmuş ki bizler öyle yapalım. 

Yanlışları konuşmak, söylemek, iyi olsun diye dikkat çekmek,  muhalefet olmaksa; muhalefet olmak münafık olmaktan iyidir.

Bu şehrin idaresine talipseniz, icra makamını işgal ediyorsanız, mülki idareden yerel idareye edebiyat ve kültür kenti olmasına hizmet etmek zorundasınız. Bu kentin şairini, yazarını, sanatkarını sizinle aynı siyasi fikre sahip olsun ya da olmasın tanımak, dinlemek, fikirlerinden yararlanmak, projelerine destek vermek zorundasınız. Yazarlar, şairler, sanatkarlar ihaleye girmez! Sultanlık devri olsa ihsan ve atiye verirdiniz, o zaman sözüm olmazdı. Ama devir saltanat devri değil, milletin emanetini muhafaza ediyor ve emanetini harcıyorsunuz. Yeriniz sağlam olabilir, fakat ölüm hak! Tarihin ise şöyle güzel bir tarafı var! Gerçekleri kayda almak…

               Kahramanmaraşlı Evliyalar Kitabı

                Dün Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı’nın daveti üzerine Yedi Güzel Adam Edebiyat Müzesi’ndeydik.

          Davet kısmı önemli… Allah var gerek Fatih Mehmet Erkoç Bey döneminde gerekse Hayrettin Güngör Bey döneminde Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı’nın defalarca nazik davetlerine icap ettik. Bu sadece bana özgü değil, diğer yazar arkadaşlar için de öyle. Bu bir kültür meselesi… 8 yılda belki onlarca defa şairlerle yazarlarla bir araya geldiler. Yapacakları işleri istişare ettiler. Kültür sanat ve edebiyat üzerine güzel hizmetlere de imza attılar. Haklarını yemeyeyim 8 yıllık süreçte 1 kez de Onikişubat Belediyesi’nin daveti üzerine bir iftar programında yazarlarla bir araya gelmiştik!

          Neyse konumuza dönelim. Kültür Daire Başkanı Duran Doğan Bey’in ve Mesut Serdar Bey’in (Kültür Daire Başkanlığı’na büyük katkıları ve hizmetleri olacağına inanıyorum ve başarılar diliyorum.) yazarlar ve şairlerle yakından ilgilendiği program; tarihi binanın bahçesinde gerçekleşti. Tahir Gören Hoca, yarım saati aşkın bir konuşma ile eserin içeriğinden bahsetti. Yazar, şair ve akademik camiadan hatırı sayılır insanlar katılım sağlamışlardı. (Bu arada kitabı gece inceledim, önemli bir konu işlenmiş, iyi bir derleme olmuş ama ciddi bir ilmi tetkikten geçmesi gerekiyor.) Program sonrasında bir müddet daha çam ağaçlarının gölgesinde sohbet eden yazarlar ve şairlerle akşam yemeğinde yeniden bir araya gelindi. Büyükşehir Belediyesinin kültür, kitap ve edebiyat üzerine projelerinin konuşulduğu daha doğrusu istişare edildiği verimli bir ortam sağlandı. Akademisyenler, yazarlar ve şairler hem bu gösterilen ilgi ve alakan memnun ve mutlu ayrıldılar hem de fikirleriyle, tavsiye ve eleştirileriyle Büyükşehir Belediyesinin kültür faaliyetlerine katkı sağladılar. 

          Büyükşehir Belediyesi ne kaybetti? Bence akademisyenlerin, yazarların ve şairlerin kalbini fethetti!

          İkindi Yazıları gibi bir eseri yeniden edebiyat camiasına kazandıran, Yitiksöz, Evelahir ve Berceste gibi kıymetli süreli yayınları yayın hayatına kazandıran  Büyükşehir Belediyesini tebrik ederiz. Bununla birlikte Kahramanmaraşlı Evliyalar kitabıyla 129 eserin yayınlanmasında ve bunları, iseteyen ilgi duyan, edebiyat,sanat,kültür meraklılarının  adresine postayla gönderme gibi hususlarda  ( Merkez ilçe belediyelerinde bir kitaba ulaşmak isterseniz eğer kültür müdürlerinin ayağına gitmek zorundasınız!) büyük hizmetleri dokunan Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör’ü, hasseten Kültür Daire Başkanı Duran Doğan’ı ve ekibini tebrik eder, şehrin kültür, sanat ve edebiyat kenti olması için verdikleri emeklerden dolayı çok teşekkür ederim.

                              ***

              Vekil Güzel Konuşmuş Ama Eksik Olmuş!

            Kahramanmaraş Milletvekili Ahmet Özdemir, TBMM’de Kahramanmaraş’ın edebiyat kenti olduğuna dair söz almış, sosyal medyadan izledim. Hatip… Tebrik ederim güzel konuşmuş  ama eksik konuşmuş! Keşke Aşık Mahzuni Şerif’ten de bir dörtlük okusaydı.

               Yedi Güzel Adam! Doğrudur Kahramanmaraş’ın değeridir. Kendilerinin mensup oldukları fikri dünyada da önemli vbir noktadadırlar. Fakat Mahzuni Şerif hem Kahramanmaraş’ın hem de Türkiye’nin değeri, uluslararası camiada tanınan büyük bir söz ve saz üstadıdır, şehrimizin değeridir. Aynı Mevlana İdris, Şevket Bulut, Tahsin Yücel ve daha niceleri gibi.

               Her şeye rağmen şehre ve kültürüne dair TBMM zabıtlarına geçmiş güzel konuşmasından dolayı sayın vekili tebrik ederiz.

                              ***

Yazı uzadı farkındayım. Ama sürekli olarak da bu konuları konuşamıyor, yazamıyoruz. Tarihe not düşmek adına, burada bir virgül koyalım.

               Velhasıl, kültür ve edebiyat kenti olmak kolay değil.

               Allah’tan korkan için ise muhalefet olmak münafık olmaktan iyidir!

                              ***